Yakınımızdaki bir apartmanın bahçesindeki ağaçları yıllardır yanlış budayarak mahvediyorlar.
Bu cümleyi kurduğumdan anlamışsınızdır, ben de bu duruma gıcık oluyorum.
Şöyle bir ağaç grubu var, bunlar bahçe duvarına yakınlar; ceviz, at kestanesi, çınar, palmiye.
Yıllar önce çınar ağacını budadıklarını gördüğümde -ki buna budamak denmez, argodaki en uygun tabirle hacamat etmek daha doğru olur- sormuştum, bu genç ağacı neden böyle kestiniz?
Cevap dahice idi, yandaki palmiyeyi kapatıyor!
Behey gafil, önce bir palmiye ve bir çınar neden dip dibe aynı yere dikilir, sonra palmiyenin ömrü belli kısacık, çınar öyle mi, bizden çok yaşayacak , siz zalimler izin verirseniz.
Bu kafa her sene o çınarı büyümesini engelleyecek şekilde budadı, yetmedi yanına bir asma diktiler, üzerine sardırdılar.
Palmiye ise hiç de hayret edilmeyecek şekilde kış fırtınasına dayanamadı ve adam yüksekliğinde bir noktadan gövdesi kırıldı, gitti.
Böylece, palmiye ömrünü tamamladı ve olan o büyüsün diye kadük bırakılan çınara oldu.
At kestanesine gelince, onun da hakkından geldiler, geçtiğimiz sonbaharda tepesinde erişemedikleri bir noktayı şemsiye gibi bırakarak, budadılar.
Tabii ki ceviz de budama sevdasından nasibini aldı ve apartman bahçesine bakan kısmındaki dalları derin derin budandı.
Sonuç?
Canına okunmuş güzelim kocaman ağaçlar ve ömrünü tamamlamış garip bir palmiye oldu.
Ağaçların çilesine benzerini bahçenin yan duvarındaki mor salkım da yaşıyor.
Şu kocamanlaşmış gövdeyi görüyorsunuz, üstteki dallar bütün çiti sarmış durumda.
Buradaki sorun ise, ağaçların tersine mor salkımın hiç budanmaması.
Budanmayan üst dallara alttan besin gelemiyor, mor salkım mevsimi başladığında sadece küçük yeşil yapraklar çıkıyor ve neden sonra bir kaç çiçek açıyor, o kadar.
Diyeceğim o ki bu işin neresini resetlemeli, nereden başlamalı?
Bu insanoğlunun dünyadaki diğer canlılara ettiği zulüm nedir arkadaşlar?




